19 Aralık 2007 Çarşamba

uzak

İyileştiğini sandığım tüm yaralarımdan ağulu, akışkanlığı az bir şeyler sızıyor... İçim bulanıyor. Bulanıklık sevilecek bir şey değil ama... Uzaktaki dostlarım, bir avuçsunuz, acımdan haberdarsınız ve benim için duadasınız biliyorum... Birilerinin kendisi için umduğu ne varsa, benim için de onu umduğunu bilmek öyle garip bir rahatlama yaratıyor ki... 'Bırakın kanasın, geçer mutlak' deyip boşveresim geliyor sık sık, sizi düşündükçe... Siz... Yakınları aratmıyor, uzaklığı yargılatmıyor, sizden başka insanları sevmeye güç bulmamı ama onlardan çok şey ummaya gerek duymamamı sağlıyorsunuz...
Bir gün, ne zaman olur bilmiyorum, telefon tarifelerinin şehir içi çalışacağı kadar yakın olacağız... Biliyorum. Sayenizde, umut edecek hiçbir şey yokken de umut ediyorum!

Hiç yorum yok: