6 Şubat 2008 Çarşamba

şavkı beni yaktı geçti


Şarkılarda arıyorum seni artık... Hiçbirinde yoksun ama hepsi sen. Hep senden bahsediyorum gibi geliyor, aslında azıcık... Senden söz ediyorum ama içimin çiziklerinden söz etmiyorum nicedir. Okuduklarımda arıyorum seni, boş beyaz kağıtlarda. Hepsinde sen yazıyorsun, hiçbirinde yoksun. Hep seni yazıyorum, her kelimenin aslı sensin, özü sen... Seni yazıyorum bolca ama içimden geçenlerle değil artık.

İşten eve dönüş yolundaki kaldırımlarda arıyorum seni. Her sabah yola düşerken, kapıda park etmiş arabalardan birinin içinde olmanı umuyorum; filmlerdeki gibi... Beni sevmeye bu kadar geç kaldığın için özür diliyorsun ardı ardına rüyalarımda...

Ellerine takılıyorum konuşurken, neşeli şeylerin her biri uçuyor içimden o an. Söyleyeceklerimi karıştırıyorum. Aklım karışık değil, içim karışık şimdilik. Ama düzelecektir. Düzelmezse... Kaos da bir düzendir. Su akacak, yolunu bulacak. Biliyorum, ama ben bir daha kimse için bir hayal kurmayacağım.

<Sandım ki zühre yıldızı; şavkı beni yaktı geçti.
Seher vakti göremedim, yıldız gibi aktı geçti.>

Hiç yorum yok: