19 Mayıs 2008 Pazartesi

mektup masalı

Sevgilim,
Gördüğün gibi; hayal sandalını asıl sahibine yani sana geri getirdim. Korkma korkma, çoktan gittim.


Senden ayrılıp bu sandala bindiğimde içsesimi dinledim. Düşünecek iyi bir şey bulamadım. Sonra aklıma seni tanıdığım, seni güldürebildiğim anlar geldi. Sandal böylece hareket etti. Gözlerimi açtığımda kendimi yanında bulacağıma, yani hayal sandalının beni en büyük hayalime yani sana getireceğinden o kadar emindim ki… Ama öyle olmadı.

Bir denizin tam ortasında olduğumu gördüm, gözlerimi merak ve korkuyla açınca. Öyle huzurluydu ki… Gök, beyazla mavinin birbirine karıştığı bir kar tanesine benziyordu; deniz, sakince salınan bir çiçek dürbünü gibiydi. Hava bahar havası, güneş yaz güneşi, duyduğumsa buruk bir sonbahar ezgisiydi. Pusula doğruyu gösteriyor, günışığı içimi ısıtıyordu. Olmak istediğim yer gerçekten orasıydı ve inan bunu oraya gitmeden bilemezdim.

Bir ara, başka bir hayal sandalıyla yanıma gelirsin sandım; bekledim, gelmedin. Yine de olmak istediğim yerde olduğum için huzurluydum. Kendimi dinledim seni beklerken. Yine gelmedin.
Bir sabah sandal beni yeni bir hayale götürdü ve sonra başka yerlere, zamanlara ve başka büyük hayallere.

Uzun yolculuklara çıktım sensiz… Adını duymadığım halklara özgürlüklerini, daha önce sevemediğim çocuklara rüyalarını geri verdim. Yeni şeyler öğrendiğim, işe yaradığımı hissettiğim bir uzak ülkede büyük bir aşkla sevildim. Uzayı gördüm sevgilim ve yıldızları kaymaktan kurtardım.

Böylelikle; hayallerin değiştiğini öğrendim ve geliştiğini… Bunu tahmin edemezdim.
Yolculuklarımda büyülere rastladım, birçoğunu öğrendim. Bir gün sihirli bir aynadan seni izledim, seni duydum; artık nerede olmak istediğini biliyordum. Ertesi gün, sandalla yeni bir hayale yelken açtım: Ve kendimi bir kere daha bu odada buldum, seni sevdiğim odada, beni sevdigin odada.

Sandalı senin için demirledim. O, yeniden senin. Ben, kavuşmayı en çok istediğimi sandığım hayale, onlarca hayali yaşadıktan sonra ulaştım. Sen de cesaretini toplayıp sandala bin ve kendi hayaline git artık.

‘Bir elimde gökyüzü var hala, ötekinde kayıp giden yıldızlar.’ Daha fazla hayal istemiyorum. Sandal beni ardı ardına defalarca bu odaya getirdiğine göre, benim hayalim bundan böyle gerçeği yaşamak olmalı.

Hayallerin seni bekliyor. Unutmadan sevgilim, bu masal sürerken gelecekte bulunma şansını da yakaladım. Böylelikle biliyorum ki; az sonra o sandala bineceksin ve senin hayallerinle benim gerçeğim bir gün mutlaka kesişecek ve biz bir kere daha karşılaşma şansına erişeceğiz. O güne kadar kendine ve sandala iyi bak.

Nin

Hiç yorum yok: